Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk ailerden çocuklarına Kuran’dan isim verirken “dikkatli olmalarını” istemiş.Çocuklara konulan kimi isimlerin mekruh olduğunu iddia eden Öztürk, çocuklara Macit ve Kevser’in yanı sıra “İslam büyüklerinin” isminin koyulmasını önermiş. Buraya tıklamakan yapıp haberi okuyabilirsiniz, sevgili isim koyucular, genç ana-baba adayları, hevesli dedeler, babaanneler, anneanneler ve yetkililer.
Samsun müftüsünün yaptığı bu açıklama infial yaratmış, dünyanın çeşitli yerlerinden din adamları bu konuya parmak basmışlar. Örneğin Rio de Jenerio başrahibi, Frederick Ricardo De La Fuenta Sanchez, yaptığı açıklamada, lan oğlum isimler zaten hayvan gibi uzun, bi de kafiyeli kafiyeli yan yana getiriyorsunuz millete geyik malzemesi oluyoruz demiş. Ayrıca rahip, çocuklarınıza domingez ismini koyuyorsunuz, afedersiniz domingez, domalan bi kişi demektir. Ayrıca pepe cortez ise pipisi küçük anlamına gelir şeklinde konuşmuş. Pekin yüce buda enstitüsü müdürü, Yang Hep Zarar Zyang ise yaptığı açıklamada biz isimlerimizden memnunuz kardeşim ama duyduk ki isimlerimiz Türkiye'de çeşitli şekillerde alay konusu oluyormuş, aynı muameleye capon arkadaşlarımız da maruz kalıyormuş, yok tut bilmem yan çek, yok bana koma ona ko felan hoş şeyler değil bunlar demiş. İsim koyarken vatandaşlarından daha dikkatli olmalarını, yanlarında özellikle Türkçe sözlük bulundurmalarını istemiş. Yok daha fazla dayanamıyorum, ben ne dersem diyeyim haberin kendisinden komik olmayacak. Boşuna çaba sarfedip, yavanlık etmenin lüzumu yok. Bundan böyle isim koyarken, kitapta geçiyor diye atlamayın hemen. Mazallah çocuklarınıza deve yavrusu, öküz başı, at bacağı gibi isimler koyuyor olabilirsiniz.
Adını kahpe koydum, ama arapça. Bırak hep öyle kalsın...
9 Ekim 2012 Salı
19 Eylül 2012 Çarşamba
Son Hamile (sesi çok açmayın, çığıran kadın)
Hamile Olduğunu Haykıran Türk Kızı | Alkışlarla Yaşıyorum
Yukarıdaki kısa videoyu izleyip, kendinize geldiyseniz, okumaya devam edebilirsiniz. Başlıktaki uyarımı dikkate aldıysanız, böyle olması gerek. Eğer, olmadı ben hayattan soğudum diyorsanız, bi süre Yaşar Nuri Hoca ve Saba Tümer izleyin, geçer.Facebookta, evlendiğini, hamile kaldığını ya da doğurduğunu yüzlerce resim, müzik, yazı vs. ile duyuran kadınlar, evet o hepimizin listesinde olan, yeni evlenen liseden arkadaşımız, hamile resimlerini paylaşan üniversiteden dostumuz, doğum yaptığını yedi düvele ilan eden iş yerinden arkadaş, işte bence aynı bu kadına benziyorsunuz.
Ne yaparsanız yapın, bence bir adamın eşi ya da anne olmaktan önce kadın olduğunuzu unutmayın. Öncelik onda olursa böyle şuurunuzu kaybetmezsiniz. Evlendiğinizde yahut anne olduğunuzda, kadınlığınıza rütbe aldığınızı düşünmeyin. Simone de Beauvoir'ın dediği gibi; ne kadar başarılı olursanız olun, kadınlara gösterilen tek gelecek evlilik olabilir. Anlıyorum valla, böyle büyüdünüz ve yetiştirildiniz ama bu döngüyü kıracak olan da yine sizlersiniz. Ayrıca bu durum bile şu videodaki manyaklığı açıklayamaz. Sanki sadrazam doğuracak bana ya, hamileymiş... Oraya çimento döksünler ki bi daha böyle bişey olmasın.
14 Eylül 2012 Cuma
Fikrimin İnce Gülü 4
- Yirmilik dişimi çektirdim seher vakti. Kan tadı fena değilmiş, vampir mi olsak ne yapsak. Hepsinden geçtim yirmilik diş nedir ya? Diş perisi seni bi yakalarsam...
- Afyondaki patlamanın sebebi, meraklı bir erin bombanın pimini çekmesi olabilirmiş. Öyle tam olmamış bu teori. Er CHP liymiş, bunu iktidarı yıpratmak için tezgahlamış. Hatırlasanız Türkan Saylan'da yargılanmamak için ölmüştü.
- Kayseride harman isimli bir caminin girişinde "erkeğe hanımını ne sebeple dövdüğü sorulmaz" yazıyormuş. Linki de burda... Valla hanımı bari sorabilsin, en azından insan neden dayak yediğini bilmek isteyebilir.
-Bursa'da bir ördeğe tecavüz vakası gerçekleşmiş. Seksi ördek resimleri için tıklayın... Şaka lan şaka, haberin linki var orda, hemen sevinmeyin. Ben baktım gerçi resimlere, ördek Daisy Duck'a benziyor. Ben adama hak verdim.
- Uzun yıllar sonra ilk kez bir alışveriş merkezinde, yüksek bel pantolon giymiş bir insana rastladım. Sanırım 93'ten beri ilk defa dışarı çıktı. Bir de vatkası olsaydı, hasretle kucaklayabilirdim kendisini. Hey gidi 90'lar...
Düşük omuz yoktur, az vatka vardır.
- Hafıza şampiyonu Melih Duyar vardı bi ara, noldu o adama. Hafıza şampiyonu adamın unutulması da bi garip oluyor. Sen o kadar konferans ver, mega hafıza seti sat, seni hatırlamasınlar. Dancın, iri ted, Hatice Aslan, benim aklımda kalanlar bunlar...
- Minik yavrım okula başladı, sınıfa biz de gittik tabi, herkes okulunun ilk gününü hatırladı. Yalnız her sınıfta neden tosun gibi, gürbüz, hafif saf bir erkek çocuğu oluyor. Milli Eğitim'in bilinçli bir politikası mı bu acaba? Lan hepsini dövecek şimdi o çocuk ve muhtemelen bunu kendisinin yarısı kadar olan çelimsiz gözlüklü şirin kılıklı arkadaşı istiyor diye yapıcak :) Bari ikisini aynı sınıfa vermeyin. Valla ikisi de vardı.
Devam edebilir, ama etmeyedebilir. Gulyabani diye bir şey yoktur, amaa olabilir dee!
- Afyondaki patlamanın sebebi, meraklı bir erin bombanın pimini çekmesi olabilirmiş. Öyle tam olmamış bu teori. Er CHP liymiş, bunu iktidarı yıpratmak için tezgahlamış. Hatırlasanız Türkan Saylan'da yargılanmamak için ölmüştü.
- Kayseride harman isimli bir caminin girişinde "erkeğe hanımını ne sebeple dövdüğü sorulmaz" yazıyormuş. Linki de burda... Valla hanımı bari sorabilsin, en azından insan neden dayak yediğini bilmek isteyebilir.
-Bursa'da bir ördeğe tecavüz vakası gerçekleşmiş. Seksi ördek resimleri için tıklayın... Şaka lan şaka, haberin linki var orda, hemen sevinmeyin. Ben baktım gerçi resimlere, ördek Daisy Duck'a benziyor. Ben adama hak verdim.
- Uzun yıllar sonra ilk kez bir alışveriş merkezinde, yüksek bel pantolon giymiş bir insana rastladım. Sanırım 93'ten beri ilk defa dışarı çıktı. Bir de vatkası olsaydı, hasretle kucaklayabilirdim kendisini. Hey gidi 90'lar...
Düşük omuz yoktur, az vatka vardır.
- Hafıza şampiyonu Melih Duyar vardı bi ara, noldu o adama. Hafıza şampiyonu adamın unutulması da bi garip oluyor. Sen o kadar konferans ver, mega hafıza seti sat, seni hatırlamasınlar. Dancın, iri ted, Hatice Aslan, benim aklımda kalanlar bunlar...
- Minik yavrım okula başladı, sınıfa biz de gittik tabi, herkes okulunun ilk gününü hatırladı. Yalnız her sınıfta neden tosun gibi, gürbüz, hafif saf bir erkek çocuğu oluyor. Milli Eğitim'in bilinçli bir politikası mı bu acaba? Lan hepsini dövecek şimdi o çocuk ve muhtemelen bunu kendisinin yarısı kadar olan çelimsiz gözlüklü şirin kılıklı arkadaşı istiyor diye yapıcak :) Bari ikisini aynı sınıfa vermeyin. Valla ikisi de vardı.
Devam edebilir, ama etmeyedebilir. Gulyabani diye bir şey yoktur, amaa olabilir dee!
22 Ağustos 2012 Çarşamba
Fikrimin İnce Gülü 3
-İngiltere'de nerdeyse her evde bir Pink Floyd - Dark Side Of The Moon albümü varmış. Bizdeyse her evde bir Coşkun Sabah- Anılar albümü var. Sonra niye olimpiyatları bize vermiyorlar...
-Nerde lan o eski bayramlar. Gittikçe muhafazakarlaşıyoruz, gittikçe dindarlaşıyoruz ama bayramlar seyranlar anlamını yitiriyor. Bu ne yaman çelişki?
-"Şeker Bayramı" diyen biri kaldıysa benimle irtibata geçsin, sadece bayramda ortaya çıkan tepesi fındıklı çikolatadan vericem.
-Bizim tatil bitti bitmesine de, asıl minik yavrımın tatili bitiyor. Kızım okula başlıyor ve ben üzülüyorum bu duruma. Şimdi işin yoksa okuma öğren, yazma öğren, hayat bilgisi, sosyal bilgiler, fen bilgisi, milli tarih, milli coğrafya, tanjantıydı, kotanjantıydı, yok lgs, yok ygs, yıllar sürecek ızdırap.
-Ara eleman diye bişey var. Ara eleman yetiştirmek için kıçını yırtıyor millet. Az paraya köle gibi çalıştıracak adam arıyoruz demenin iktisadi yolu heralde.
-Oturduğun mahalledeki okuldan başka bir okula gitmen neredeyse imkansız. Yani diyorlar ki burada doğdun, burada okursun, babanla aynı işi yapar, şanslıysan emekli olursun.
-Only Fettah can judge me
-Geleceğin meslekleri ne zaman gelecek acaba? O kadar adama boktan bölümleri yazdırdınız geleceğin mesleği diye, hiç mi vicdanınız sızlamıyor?
-"Gol yemem surf tabiki yerim". Rüştü'nün dünya kupasındaki performansı kendisine bu sloganın olduğu reklam filmi ve Barcelona transferi olarak dönmüştü. Sonra hepsi yalan oldu, gol de yedi, Barcelonadan da kovuldu.
-Kedi olmuş gidiyorsun,
Bana veda ediyorsun,
Sakın miyavlama diyorsun,
Ben ne miyavlayacam lan?
-Nerde lan o eski bayramlar. Gittikçe muhafazakarlaşıyoruz, gittikçe dindarlaşıyoruz ama bayramlar seyranlar anlamını yitiriyor. Bu ne yaman çelişki?
-"Şeker Bayramı" diyen biri kaldıysa benimle irtibata geçsin, sadece bayramda ortaya çıkan tepesi fındıklı çikolatadan vericem.
-Bizim tatil bitti bitmesine de, asıl minik yavrımın tatili bitiyor. Kızım okula başlıyor ve ben üzülüyorum bu duruma. Şimdi işin yoksa okuma öğren, yazma öğren, hayat bilgisi, sosyal bilgiler, fen bilgisi, milli tarih, milli coğrafya, tanjantıydı, kotanjantıydı, yok lgs, yok ygs, yıllar sürecek ızdırap.
-Ara eleman diye bişey var. Ara eleman yetiştirmek için kıçını yırtıyor millet. Az paraya köle gibi çalıştıracak adam arıyoruz demenin iktisadi yolu heralde.
-Oturduğun mahalledeki okuldan başka bir okula gitmen neredeyse imkansız. Yani diyorlar ki burada doğdun, burada okursun, babanla aynı işi yapar, şanslıysan emekli olursun.
-Only Fettah can judge me
-Geleceğin meslekleri ne zaman gelecek acaba? O kadar adama boktan bölümleri yazdırdınız geleceğin mesleği diye, hiç mi vicdanınız sızlamıyor?
-"Gol yemem surf tabiki yerim". Rüştü'nün dünya kupasındaki performansı kendisine bu sloganın olduğu reklam filmi ve Barcelona transferi olarak dönmüştü. Sonra hepsi yalan oldu, gol de yedi, Barcelonadan da kovuldu.
-Kedi olmuş gidiyorsun,
Bana veda ediyorsun,
Sakın miyavlama diyorsun,
Ben ne miyavlayacam lan?
9 Ağustos 2012 Perşembe
Fikrimin İnce Gülü 2
-Güneşin ısıtamadığı şehri olimpiyat ateşi hiç ısıtmaz, bizim sporcular üşüyormuş. Teakwondocumuz TRT spikerine kaç kat giyindiğini gösteriyordu dün. Ayaklarını üşütmeselerdi madalya sayımız daha fazla olurdu bence.
-400 m. de hatalı çıkış yapıp diskalifiye olduktan sonra "bakanımdan özür diliyorum" diyen Nagihan Karadere, bakan hatası için senden özür diliyor mu?
-Bronz madalya alan güreşcimizin annesi dün akşam TRT'de yayınlanan röportajında oğlunun küçüklüğünü anlatırken, zaten kalafatlı bir çocuktu dedi. Baktılar röportaj çok çirkin bi yere gidiyor, kestiler.
-Tatile gitmek, kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibiyse, tatilden işe dönmek, denizden çıkıp, ayağın yana yana, anaaaam diyerek havluya doğru koşmak gibi.
-Millet İstanbul'dan kaçıp tatile gider, biz tatilde Ankara'dan İstanbul'a gittik. Köprü çilesi, trafik keşmekeşi, metrobüs, tramvay, kalabalık... Hollywood'da film stüdyolarını geziyormuşuz gibi oldu valla. Hepsinden biraz tattık.
-İstanbul'da seni burayı da görmen lazım, burayı da görmen lazım diye 1000 yeri gezdiren adama karşı Ankara'da çaresizsin. Burayı da görmen lazım, ee bitti...
-İş yerinde terfi için herşeyini vermeye hazır olanlar, oda kapısında ismi en üstte yazsın isteyenler, tanışırken önce mesleğini söyleyenler, kısacası plaza artistleri, yeni hedefim sizlersiniz, sizi astırıcam bu sefer de. şaka lan şaka astırmam ama sürgüne yollarım.
-O değilde magazin programlarına noldu? Bu sosyal medya ayağına herkes kendi çapında ünlü oldu heralde, artık kimse ünlü takmıyor. Bak abi bilmem kimin selülitleri, bana ne lan ben benimkileri facebook'ta paylaştım...
-Müziğe, edebiyata, sinemaya ya da tiyaroya felan küsmek istiyorum, bence güzel sanatların herhangi birini bırakmanın ayrı bir havası var. Ama önce başlamak lazım tabi.
-Yabancı bir dilde yapılan bir espriye gülerken utanıyorum. Okulda ingilizce konuşurken de utanırdım. Yalnız olmadığımı da biliyorum.
To be continued...
-400 m. de hatalı çıkış yapıp diskalifiye olduktan sonra "bakanımdan özür diliyorum" diyen Nagihan Karadere, bakan hatası için senden özür diliyor mu?
-Bronz madalya alan güreşcimizin annesi dün akşam TRT'de yayınlanan röportajında oğlunun küçüklüğünü anlatırken, zaten kalafatlı bir çocuktu dedi. Baktılar röportaj çok çirkin bi yere gidiyor, kestiler.
-Tatile gitmek, kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibiyse, tatilden işe dönmek, denizden çıkıp, ayağın yana yana, anaaaam diyerek havluya doğru koşmak gibi.
-Millet İstanbul'dan kaçıp tatile gider, biz tatilde Ankara'dan İstanbul'a gittik. Köprü çilesi, trafik keşmekeşi, metrobüs, tramvay, kalabalık... Hollywood'da film stüdyolarını geziyormuşuz gibi oldu valla. Hepsinden biraz tattık.
-İstanbul'da seni burayı da görmen lazım, burayı da görmen lazım diye 1000 yeri gezdiren adama karşı Ankara'da çaresizsin. Burayı da görmen lazım, ee bitti...
-İş yerinde terfi için herşeyini vermeye hazır olanlar, oda kapısında ismi en üstte yazsın isteyenler, tanışırken önce mesleğini söyleyenler, kısacası plaza artistleri, yeni hedefim sizlersiniz, sizi astırıcam bu sefer de. şaka lan şaka astırmam ama sürgüne yollarım.
-O değilde magazin programlarına noldu? Bu sosyal medya ayağına herkes kendi çapında ünlü oldu heralde, artık kimse ünlü takmıyor. Bak abi bilmem kimin selülitleri, bana ne lan ben benimkileri facebook'ta paylaştım...
-Müziğe, edebiyata, sinemaya ya da tiyaroya felan küsmek istiyorum, bence güzel sanatların herhangi birini bırakmanın ayrı bir havası var. Ama önce başlamak lazım tabi.
-Yabancı bir dilde yapılan bir espriye gülerken utanıyorum. Okulda ingilizce konuşurken de utanırdım. Yalnız olmadığımı da biliyorum.
To be continued...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)