Uzun yıllardır maruz kaldığım diziler neticesinde son derece hassas bir reyting ölçüm cihazına dönüştüm. Aslında en son takip ettiğim dizi, şimdi yayınlansa yüzüne bile bakılmayacak olan Süper Baba adlı yapımdır. Çünkü içinde tecavüz yok, ihanet yok, kumpas yok, mafya yok, ağa yok, aşiret yok, töre yok, Türkiye'nin gizli gündemi yok, harem yok, meme yok, nostalji yok (gerçi o yıllarda muazzez ersoy nostalji ihtiyacımızı karşılıyordu). Peki ne var, bir mahallede, serbest meslek sahibi bir adamın etrafında gelişen olaylar var. Evet yanlış okumadınız, kendisi bir holding patronu değildi, aşiret ağası da değildi, çok zengin ya da çok fakir değildi. Serbest meslek adı verilen, biz çocukken, öğretmen baba mesleği sorduğunda, sınıftan bazı çocukların kalkıp babam serbest meslekle uğraşıyor dedikleri o gizemli meslek grubuna dahil, sıradan bi adamdı. Şimdi sizi günümüzde yayınlanan, benim ailevi sebeplerden ötürü maruz kaldığım dizilerin konuları, mesajları vs. hakkında ipuçları vererek birer reyting uzmanı, dizi experi haline getiricem, böylece hangi dizi tutar, hangi dizi tutmaz bir bakışta anlayıp, boşa vakit kaybetmeyeceksiniz, değerli zamanınızı boşa harcamayacaksınız. Dilerseniz hemen dizi dizi başlayalım;
Adını Feriha Koydum: Adı isteği dışında feriha koyulan bir kadının dramı. Bu dizi istenilen seviyede tutmamış, fekat umut vaadetmiş, mansiyon ödülünü haketmiş bir dizidir. Feriha rolünde oynayan kadın oyuncu arkadaşımızın mimik kavramından habersiz oluşu ise diziye ayrı bir tat katmaktadır sevgili adını feriha koyduklarım... Böyle yazınca küfür etkisi yaratması ise bizzat senarist tarafından planlanmıştır.
Öyle Bir Geçer Zaman Ki:Senaryosu Stephan Hawking'in Zamanın Kısa Tarihi adlı kitabından uyarlanan bu dizide, 70'li yıllarda yaşayan bir grup uzun favorili solcu ve sağcı gencin (kadınlar da dahil favori meselesine) yaşadıkları aşkları ve Türkçenin bir yabancı tarafından konuşulduğunda ne pis bir dil olduğunu görüyoruz. Dizide en çok merak edilen ve izleyiciyi cezbeden ise, başlarına gelen bunca acayip olaya rağmen dizi karakterlerinin sağ salim, bir bütün olarak günümüze ulaşıp ulaşamayacağıdır. Bi de küçük Osman faktörü var. Yanlış anlaşılmasın, bir çocuktan bahsediyoruz, bir pipiden değil.
Fatmagül'ün Suçu Ne?:Suçu, bir adet kadın cinsel organı sahibi olmasıdır. Başka suç yok, başka suça gerek de yok.
Muhteşem Yüzyıl:Yüzyıl boyunca muhteşem bir şekilde sürmesi planlanan dizide, padişah Kanuni Sultan Sülüman'ın cinsel hayatını, Hürrem Sultan'ın Türkçe öğrenme çabasını, saraydaki diğer kadınların ve kadına benzeyen adamların sürekli Hürrem Sultan'dan bahsetmesini, mahalle kavgasına benzeyen savaşları izleyebilirsiniz. dizinin tek sakıncası zamanla çene altında sakal birikmesiyle kendini gösteren, Murat Bardakçı'ya dönüşme sendromudur.
...devamı yarın belki yarından da yakın.
17 Şubat 2012 Cuma
16 Şubat 2012 Perşembe
Saraydan Kız Kaldırma
Uzun zamandır yazıp yazmama konusunda kararsızdım, yazacaklarımın birikmesini, olgunlaşmasını, tortulaşmasını bekliyordum. Şaka la şaka, ne beklicem, yazacak bi şey bulamadım ve biraz bu blog yazma işine gıcık oldum. Neyse, sabah çok ilginç bir haber okuyunca paylaşayım dedim, beğen + paylaş, kop hacı kop, gel Ali gel. Önce haberin linkini vereyim... Haberde de görüldüğü gibi Topkapı Sarayı'nda bir erkek personel, bir kadın temizlik işçisini ilaçlamış. Bu olay neticesinde, erkek personel sürülmek suretiyle cezalandırılmış, kadın temizlik işçisi ise kovulmuş. Saraydan kovulmuş yani. Bu olay her tarafı kameralarla izlenen Topkapı Sarayı'nda olmuş. Görüntüler yakında haremdeskandal.avi adıyla internete düşer. Millete dayarsanız 3 saat boyunca Muhteşem Yüzyıl'ı, Topkapı Sarayı diyince kimsenin aklına başka bişey gelmez. Çalışanları düşünün bi de, günün kaç saati o ambiyansın içindesiniz, kadın kendini cariye sanmaya başlamış olabilir, adam şehzadeye bağlamış, halvete niyetlenmiş olabilir. Adı üstünde zaten gazetede harem fantezisi yazıyor. Bu arada iddialara göre, kadın daha önce de başka bir personelle benzer bir ilişki yaşamış, benzer derken, adamın benzeriyle mi bi ilişki yaşamış yoksa yaşadığı ilişki mi benziyormuş, diğer adam da kendini şehzade mi sanıyormuş, bu konuda gazete bi açıklama yapmamış.
Zamanında Alperenler sarayda kutsal emanetlerin yanında şarap içiliyor, konser veriliyor diye emanetleri kapıp İdil Biret konserini basmışlardı. Aha buraya tıkılayıp görebilirsiniz... Ee şimdi 24 saat kuran okunan yerin yanında fantezi yapıyorlar, kadını cariye yapmış saray personeli, acaba alperenler yine bu olaya tepki verecek mi demokratik bi şekilde yoksa çoktan alper tunga öldü mi, ıssız acun kaldi mi?
Bence alperenlerin tepkisine felan gerek kalmadan (herşeyi alperenlerden beklememek lazım), saray personeli bişeyler yapsın. Artık olan olmuş, ama bundan sonrası için tedbir alınsın, adamlar hadım edilsin, kadınların başına da bi tane slav cariye alsınlar o hakkından gelir hepsinin.
25 Aralık 2011 Pazar
Gollum Ataşlara Yandı Gidiyooor
Ben bu yıl yüzükten ayrı düşeli
Her günüm bir yıla döndü gidiyor
Yine zindan oldu orta dünya başıma
Gollum ataşlara yandı gidiyor
Ömrüm boş hayale kandı gidiyor
Her günüm bir yıla döndü gidiyor
Yine zindan oldu orta dünya başıma
Gollum ataşlara yandı gidiyor
Ömrüm boş hayale kandı gidiyor
13 Aralık 2011 Salı
Şekip, gidesim var artık...
Günlerdir kanepede uzanıp tv izlerken uyuyamıyorum. Bu durum üçlü koltuk üzerinde uyumaya alışmış, bir koltuk minderi gibi ona uyum sağlamış diri vicıdımda haliyle yorgunluk yaratıyor. Beni tv'den soğutan şey ise şike yasası. Tahliye olanlar, olmayanlar, hiç olamayacaklar, olmaması gerekenler derken konuya da iyice hakim oldum. Kurulacak bir spor mahkemesinde yargıçlık (yargıç derken?) yapabilirim. "Bi şike benzememiş bu" diyerek veto edilen yasanın tekrar meclisten geçmesiyle olaylar şikeyi de aştı, AKP'deki çatlaklara, selülitlere kadar geldi. Akşam haberlerden izlediğim ve okuduğum kadarıyla, Tayfur Havutçu, Aziz Yıldırım'a sarılıp ağlamış. Biliyorsunuz Tayfur Hoca (artık ben de böyle hitap edebilirim sanırım), Serdal Adalı ile daha bir kaç isim tahliye olurken, Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu gibi bazı Fenerbahçeli kişilerin tahliye talebi reddedildi. (AT BACAA Haber Ajansı). Ama ben bu ağlayarak ayrılma olayını anlamadım. Koca Aziz Yıldırım ya, Fenerbahçe'nin başkanı, diğeri koskoca Tayfur Havutçu, kaptanımız (bir Beşiktaşlı olarak ben adlı kitabım çıktı), Beşiktaş'ın teknik direktörü, ne bilim ağlar mı ya insan, hapishane bu kadar mı duygusal yapıyor insanı acaba. Aziz Yıldırım onlar giderken gözleri yaşlı eline bağlamasını alır ve;
-Şekip, gidesim var artık yalan dünyadan.
- dur başkanım ya sayım var akşam, nereye gidiyorsun...
-Şekip, gidesim var artık yalan dünyadan.
- dur başkanım ya sayım var akşam, nereye gidiyorsun...
8 Aralık 2011 Perşembe
Kedi Olmuş Gidiyorsun, Bana Veda Ediyorsun...

Güvenli internet dönemi geçtiğimiz günlerde başladı. Güven herşeyin temelidir. Birbirimize nasıl güveniyorsak, internetimize de güvenmeliyiz. Böylelikle internetteki rezil neşriyattan, sevdiklerimizi, eşimizi, dostumuzu, minik yavrılarımızı, yakışıklı heriflerden karılarımızı, taş gibi hatunlardan kocalarımızı koruyabiliriz. Yarınlara güvenle bakabiliriz artık. Tohumları fidana, fidanları ağaca, ağaçları ormana döndürebiliriz. Döndüremezsen döndürürler canııım, hadi beni ormana döndüür. Gazetelere bakar iken şu haber gözüme ilişti ( ilişmek kelimesi derhal yasaklanmalı bence), aha linki veriyorum; "Evrim" sansüre takıldı.

Haberde de görüldüğü üzere evrim teorisi çok iğrenç, kaka, ayıpçı bişeyken, bu evrim teorisini çürüttüğünü iddia eden ve Harun Yahya nikneymini kullanan birinin sitesi gayet güvenlidir. Ama benim anlamadığım bu antitez sitesi tezi hakkında bişey bilmeden ne işe yarar. Yani biz bişeye karşı olduğunu bildiğimiz birinden, nasıl karşı olduğu ile ilgili bilgiler alıyoruz ama neye karşı olduğunu bilmiyoruz. Evet bilmiyoruz. Mesela ben atom fiziğine de, profesörlüğe de lanet olsun diyip bunlara karşı bi websitesi açarım, kitap yazarım, atom fiziği ve profesörlük hakkındaki tüm kitapları toplatır, websitelerini kapatırım. Oh ne güzel, daha da top atsan yıkılmam. Bu arada evrim aldatmacası kitabını yazan, web sitesini yayınlayan Harun Yahya adlı kişinin internette bol kedi, inşallah ve maşallah içeren videoları var. Eğer maymundan değil de kediden geldiğimize inanıyorsanız (en azından bir kısım genç ve güzel hanım arkadaşların) bu videolar size evrim teorisini çürütmeniz konusunda yardımcı olabilir.
Yardımcı Kedi Peynirleri, maşallah...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
